Press "Enter" to skip to content

İftar Sofrasındaki Hislerim: Kimlik, İnanç ve Siyasi Sorumluluk

Etkinlikten görüntü

Abdurehim Gheni Uyghur

“Birliğin olduğu yerde dirlik vardır.” – Uygur Atasözü

BAYRAQDAR MEDİA – Mübarek Ramazan ayı sadece bir ibadet dönemi değil, aynı zamanda insanlar arasında kardeşlik bağlarını güçlendiren, farklı kültürlerden gelenleri birbirine yakınlaştıran özel bir fırsattır. 3 Mart günü, Avrupa Doğu Türkistan Eğitim Derneği tarafından düzenlenen bereketli bir iftar etkinliğine katıldım. Bu etkinlik sadece bir iftar yemeği değil; Hollandalı siyasetçiler, belediye başkanları ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla davamızı, acımızı ve umudumuzu paylaştığımız bir platforma dönüşmesi yönüyle bende derin izler bıraktı.

İftar: Milli Kimliği Sergileme Platformu

Uygurlar, Hollanda toplumundaki en küçük azınlık gruplarından biri olmasına rağmen, bu tür iftar etkinlikleri aracılığıyla varlığını, güçlü kültürel birikimini ve milli kimliğini sergilemektedir. İftar sofrasındaki kendimize has yemek kültürümüz sadece bir lezzet değil, aynı zamanda kimliğimizi diğer kültürlere tanıtan, sözsüz ifade edilen bir dil niteliğindedir. Bu tür ortamlar, dünya ile olan bağımızı güçlendirmekte ve kendimizi “biz de bu toplumun bir parçasıyız” şeklinde tanıtmamızda hayati bir önem taşımaktadır.

Yerel Yönetimle Kurulan Güçlü Dostluk

Bu etkinliğin en parlak noktalarından biri, Zeist Belediye Başkanı Sayın Joyce Langenacker hanımefendinin biz Uygurlarla bir arada olmasıydı. Sayın Langenacker, her yıl düzenlenen “Uygur Yemek Panayırı”nı düzenli olarak ziyaret edip bizi desteklemiş olsa da derneğin iftar etkinliğine ilk kez katılarak bir konuşma yaptı. Bu durum, yerel yönetimin Uygur halkına olan saygısını ve samimiyetini bir kez daha kanıtladı. Bu destek, biz Uygurların Hollanda toplumundaki yerini daha da sağlamlaştırmaktadır.

Siyasi Diyalog: Sesimizi Siyaset Meydanına Duyurmak

Bu iftar etkinliğinde ayrıca DENK Partisi Genel Başkanı Stephan van Baarle, Uygurları destekleyen çok önemli bir konuşma yaptı. Kendisiyle yüz yüze görüşme imkânı bularak Uygurların güncel durumu hakkında bilgi verdim. Bu fırsattan yararlanarak, 14 Şubat’taki Çinlilerin Yeni Yıl (Bahar Bayramı) kutlamaları sırasında gerçekleştirdiğim barışçıl protestoma yönelik yapılan barbarca sınır ötesi baskının kanıtı olan canlı yayın videomun X (Twitter) platformundan silindiğini kendisine ilettim.

Sayın Van Baarle bu meseleye yüksek düzeyde ilgi gösterdi ve benden tüm belgeleri kendisine iletmemi talep etti. Ben de şu an emniyetten resmi şikâyet raporunu (aangifte) beklediğimi, bu belgeyi alır almaz en güçlü delillerle birlikte kendisine ulaştıracağımı belirttim.

Yeni Bir Başlangıç: Özel Kabul ve Görüşme

En önemli müjde ise şudur: Sayın Stephan van Baarle, Ramazan ayından sonra Uygurları makamında özel olarak kabul edeceğini, Doğu Türkistan’ın mevcut durumu ve Hollanda’daki Uygur davası hakkında özel bir istişare toplantısı gerçekleştireceğini ifade etti.

Bu tür sosyal faaliyetlere dayalı buluşmalar ne kadar artarsa, milli ve siyasi kimliğimizi ifade etme şansımız da o kadar artacaktır. İster yerel yönetim başkanları olsun ister parlamento üyeleri, onlarla kurulan bu sıkı bağlar, kimliğimizi koruma ve haklarımızı talep etme yolundaki adımlarımızı daha da güçlendirecektir. Bu durum, barış, adalet ve özgürlük için durmaksızın mücadele etmemiz gerektiğinin bir göstergesidir.

İlk şərhi yaza bilərsiniz

Lütfən, buyurub bir şərh yaza bilərsiniz

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir. Gərəkli sahələr * ilə işarələnmişdir

Mission News Theme by Compete Themes.