BAYRAQDAR MEDİA – Dünya gündeminde şu anda belki de en çok konuşulan konu, ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı ve akabinde yaşananlardır. Bu gelişmeler arasında İran’ın bölge devletlerine yönelik saldırıları da yer almaktadır. Her ne kadar İran, kendisine saldırı gerçekleştiren ülkeleri vuracağını belirtse de olayların gidişatına bakınca kendisi için doğrudan bir tehdit oluşturmayan ülkelere de saldırdığını görüyoruz. Üstelik sürekli olarak bunları kendisinin yapmadığını iddia ediyor. Fakat SEPAH’a (İran Devrim Muhafızları) yakın medya kuruluşlarına bakıldığında, İran’ın vurduğu ve savaşla ilgisi olmayan ülkeler hakkında SEPAH tarafından tehditkâr mesajlar yayımlandığı görülmektedir. Aynı şekilde İran’ı yönetenlerin bu konuda birbirleriyle çelişen açıklamaları ve delilsiz, ispatsız şekilde “biz yapmadık” diyerek konuyu kapatma istekleri de akıllarda soru işaretleri bırakmaktadır. Evet, karşısında ABD ve İsrail duruyor gibi görünebilir; fakat sırf bu durum var diye de İran’ın her yaptığını mubah görecek değiliz. Bizim gördüğümüz, İran’ın komşu ülkelere yönelik saldırılarıdır.
Bu saldırılardan biri de 5 Mart günü Azerbaycan’a yapıldı. Üstelik Azerbaycan, en başından itibaren İran’a yapılacak operasyonlara katılmayacağını açıkça beyan etmişti. İran’ın dinî lideri Ali Hamaney öldürüldükten sonra da ilk başsağlığı dileyen ülkelerden biri Azerbaycan oldu. Hatta İran’a destek için ülkesindeki İran Büyükelçiliğini ziyaret ederek taziyelerini orada da ifade eden tek ülke oldu. Bununla da yetinmedi. Lübnan’da mahsur kalan İran Büyükelçiliği görevlileri için İran’dan gelen yardım talebini geri çevirmeyerek büyükelçilik çalışanlarının tahliyesini sağladı. Hatta buna karşılık olarak İran’ın verdiği parayı bile kabul etmeyip “Şimdi dar günde yardım etmezsek ne zaman edeceğiz?” diyerek geri çevirdi. İran’ın Azerbaycan Büyükelçisi bile “Azerbaycan bu zor dönemde hem resmî hem de gayriresmî başsağlığı mesajlarıyla dayanışma göstermiş ve desteğini ifade etmiştir.” diyerek Azerbaycan’a teşekkür etti.
Tüm bunlara rağmen Azerbaycan, SEPAH tarafından tehdit edildi; İHA’larla Nahçıvan’a saldırı düzenlendi ve akabinde SEPAH’a yakın kaynaklar “Bu, Bakü rejimine bir uyarı atışıydı.” gibi ifadeler kullandı. Üstelik olayın üzerinden birkaç saat geçmesine rağmen İran’dan herhangi bir resmî tepki gelmemesi, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın sert eleştirileriyle sonuçlandı. Ancak bundan sonra İran tarafı açıklama yapmak zorunda kaldı.
İran’a yapılan onca iyiliğe ve komşuluk jestlerine rağmen saldırıya uğrayan, tehditlere maruz kalan yani mağdur edilen taraf Azerbaycan oldu. Azerbaycan’ın sert çıkışının sebebi de yapılanların araştırılması, özür dilenmesi, suçluların cezalandırılması ve bunun bir daha tekrar edilmemesini istemesiydi. İran ise delilsiz, ispatsız şekilde yalnızca “ben yapmadım” diyerek konuyu kapatmaya çalıştı. Böyle olunca da gerginlik dinmedi.
Ancak mağdur olan biz olduğumuz hâlde Türkiye’de sosyal medyada Azerbaycan aleyhine müthiş bir karalama kampanyası ve algı operasyonu başlatıldı. Açıkçası ben şahsen İran’ın Türkiye’de bu kadar güçlü bir algı etkisine sahip olduğunu bilmiyordum. Sadece Azerbaycan’a değil, genel olarak İran’ı eleştiren herkese “Siyonist” damgası vuruldu. Azerbaycan söz konusu olduğunda ise eleştirilerin dozu daha da arttı. Yapılan algı ve karalamalara bakılırsa Azerbaycan, İran’a saldırıya geçecekmiş gibi bir hava oluşturuldu. Oysa günün sonunda bunların hiçbiri gerçekleşmedi. Hatta saldırıdan önce planlanan Azerbaycan’ın insani yardım tırları, gecikmeyle de olsa İran’a gönderildi. Böylece yine karalama ve algı operasyonlarının aksine Azerbaycan, İran’a insani yardım gönderen ilk ülke oldu. Yani her defasında olduğu gibi algı operasyonları yine ellerinde patladı.
Hz. Peygamber (sav) bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Mümin, aynı delikten iki defa sokulmaz.” (Buhârî, Edeb, 83). Bize düşen de bu hadisten yola çıkarak Azerbaycan aleyhine defalarca yalan ve iftira olduğu ortaya çıkan algılara prim vermemek, meseleyi iyice araştırmadan yayılan haberlere inanmamaktır. Hucurât Suresi’nin 6. ayetinde de buyrulduğu gibi: “Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.”






İlk şərhi yaza bilərsiniz