Mert ÖZDEŞ- “Kıbrıs Raporu” Genel yayın yönetmeni. Özel olarak BAYRAQDAR MEDİA için.
BAYRAQDAR MEDİA – Uluslararası ilişkilerde devletlerin gücü, uzun yıllar boyunca sadece askeri kapasiteleri ve ekonomik büyüklükleri ile ölçüldü. Ancak 21. yüzyılın karmaşık jeopolitiğinde, “yumuşak güç” dediğimiz kavram; yani kültür, iletişim ve sivil toplumun organize hareket kabiliyeti, en az tanklar ve füzeler kadar belirleyici bir hale geldi.
Geçtiğimiz günlerde Bakü’de başlayıp, Türk dünyasının manevi kapısı Nahçıvan’da nihayete eren “Türk Dünyası STK’lerinin Dayanışma Forumu”, tam da bu stratejik dönüşümün merkezinde duruyor. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve Azerbaycan Sivil Toplum Kuruluşlarına Devlet Desteği Ajansı’nın bu vizyoner girişimi, Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) sadece devlet başkanlarının el sıkıştığı bir zirve değil, halkların kalbinin birlikte attığı bir “birlik” olduğunu kanıtladı.
Sözden Eyleme: Bakü Merkezli Yeni Bir Güç
Forumun en somut ve belki de en heyecan verici çıktısı, TDT üyesi ülkelerin “STK Platformu”nun resmen kurulması ve daimi merkezinin Bakü olarak belirlenmesi oldu. Bu karar, Bakü’nün sadece enerji ve ulaştırma hatlarının değil, Türk dünyasının sivil diplomasisinin de başkenti olduğunu tescilliyor.
Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in foruma gönderdiği mesajdaki, “Türk dünyası sivil toplum kuruluşlarının, BM ve diğer uluslararası kuruluşlar çerçevesinde ortak, koordineli faaliyet göstermesi” vurgusu, biz gazetecilerin ve stratejistlerin dikkatle okuması gereken bir yol haritasıdır. Bugün dünyada algı yönetiminin ve dezenformasyonun bir savaş aracı olarak kullanıldığı bir dönemdeyiz. Karabağ Zaferi sürecinde Azerbaycan’ın, Kıbrıs meselesinde ise KKTC’nin karşılaştığı haksız uluslararası baskıları kırmanın yolu, sadece Dışişleri Bakanlıklarının notalarıyla değil, organize olmuş sivil toplumun gür sesiyle mümkündür.
Zengezur: Sadece Lojistik Değil, Bir “Gönül” Koridoru
Forumun en dikkat çekici panellerinden birinin “Zengezur Koridoru: Türk Coğrafyasını Birleştiren Köprü” başlığını taşıması tesadüf değildir. Zengezur, harita üzerinde bir çizgiden ibaret değildir; Türk dünyasının entegrasyonu için eksik kalan çok önemli bir yapboz parçasıdır.
Sivil toplumun bu koridorun açılmasına yönelik hazırlıkları ve oluşturacağı kamuoyu desteği, projenin hayata geçmesini hızlandıracaktır. Çünkü yolları devletler yapar ama o yolları anlamlı kılan, üzerinden geçen insanların ve fikirlerin etkileşimidir.
Sonuç: Gelecek İçin Bir “Bakü Manifestosu”
Bakü ve Nahçıvan’da atılan bu imza, Türk dünyasının entegrasyonunu “devletten devlete” formatından çıkarıp “milletten millete” formatına taşıdı. 500’den fazla katılımcının yarattığı sinerji ve kurulan “STK Platformu”, Avrasya’nın kalbinde yeni bir sivil güç merkezinin doğuşunu müjdeliyor.
Dönem başkanlığını üstlenen Azerbaycan’ın liderliğinde, bu platformun Türk dünyasının ortak dertlerine ortak çözümler üreten, küresel arenada sesimizi tek bir koro halinde duyuran etkili bir mekanizmaya dönüşeceğinden şüphemiz yok.
Karabağ’da yazılan destan, şimdi sivil toplum eliyle tüm Türk dünyasında bir kalkınma ve dayanışma destanına dönüşüyor. Yolumuz açık olsun.









