Uygurların Vicdanı İlham Tohti 12 Yıldır Tutsak!
Yücel TANAY
BAYRAQDAR MEDİA – Doğu Türkistan’ın vicdanı, Uygur Demokrasi ve Hukuk Hareketi Lideri, barışçıl diyaloğun ve hak arayışının simge ismi Pekin Minzu Üniversitesi Ekonomi Profesörü İlham Tohti’nin haksız yere ömür boyu hapse mahkûm edilmesinin üzerinden tam 12 yıl geçti.
23 Eylül 2014’te Çin sömürgeciliği ve işgal mahkemesi tarafından açıklanan o asılsız karar, yalnızca barışçıl bir akademisyeni özgürlüğünden mahrum bırakmakla kalmadı; iki halk arasında köprü kurmaya çalışan en akılcı sesi de zindana mahkûm etti. Bugün Uygur halkı, dünyanın en acımasız sömürge yönetimiyle karşı karşıyadır. Milyonlarca soydaşımız Çin’in toplama kamplarında hürriyetinden yoksun bırakılmakta; Uygur kızları zorla Çinli erkeklerle evlendirilmekte, Uygur çocukları ailelerinden sökülüp alınarak Çinleştirme merkezlerinde kimliksizleştirilmeye çalışılmaktadır.
Uygur halkının öz toprakları ve tarım arazileri kamulaştırma kılıfıyla ellerinden zorla alınarak bölgeye taşınan Çinli göçmenlere peşkeş çekilmekte, yerel halk sistematik olarak mülksüzleştirilerek kendi öz vatanında parya haline getirilmektedir. Sözde özerk yönetimde Uygurca eğitim tamamen kaldırılmış, “Etnik Birlik Yasası” adı altında Uygur ismi ve varlığı hafızalardan silinmek istenmiştir. Uygur kültürüne ait tarihi miras, dini yapılar, asırlık camiler, türbeler ve ata mezarlıkları sistematik olarak tahrip edilip yok edilmektedir. Çin sömürgeci yönetimi, İlham Tohti gibi barışçıl liderleri ve aydınları tutuklayarak, aslında Doğu Türkistan’da Uygur olarak doğmanın, Uygur kimliğini savunmanın en büyük “suç” sayıldığını ilan etmiştir. Bu tutum, Çin Han-Su (Hanzu) ırkçılığının, ayrımcı ve Apartheid rejimini aratmayan barbarca yüzünü tüm çıplaklığıyla göstermektedir.
Çin sömürgeciliği, Doğu Türkistan’da öncelikle halka önderlik edecek, yol gösterecek Uygur entelektüellerini, akademisyenlerini ve akil insanlarını hedef alarak toplumu tamamen lidersiz ve rehbersiz bırakmayı amaçlamaktadır.
Oysa “Uygurların Vicdanı” olarak anılan ve Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilen İlham Tohti hiçbir zaman şiddeti savunmadı. Bir iktisatçı, akademisyen ve demokrasi neferi olarak Çin ile diyalogdan ve barışçıl mücadeleden yana oldu. Tek talebi son derece meşruydu: Çin Anayasası’nda da yer alan ama hiç uygulanmayan yerel özerklik şartının Doğu Türkistan’da fiilen uygulanması, Uygur halkının sosyo-ekonomik sorunlarının çözülmesi ve anayasal haklarının tanınması.
Uygur davasının ve insan haklarının yılmaz savunucuları, onun bu cesur duruşunu ve entelektüel mirasını şu sözlerle ifade ediyor: “Uygur meselesinin savunuculuğunu yapmış birisi olarak ben İlham Tohti ile hiç buluşmadım. Ama o benim için çok cesur ve önemli bir insan. Çünkü o, çok korkunç bir zamanda, dünyanın bilmediği bir konuda, Uygur halkının hakları konusunda dünyayı bilgilendirmeye çalıştı. Bu haklar, Çin Anayasası’nda da yer alan ama hiç uygulanmayan haklardı. İlham Tohti, bir akademisyen ve entelektüel olarak bu problemleri Çin’e ve özgür demokratik dünyaya aktardı”.
Ancak Çin sömürgeci yönetimi, diyalogdan ve hukuktan yana olan İlham Tohti’yi tutuklayarak barışçıl çözüm yollarını ve diyaloğun önünü tamamen kapatmıştır. Barışçıl bir akademisyeni ve hak arayışını zindana mahkûm etmek; Uygur halkına hukuk içinde bir çıkış yolu bırakmamak ve insanları silahlı mücadele çizgisine itmekten başka bir alternatif bırakmamaktır. Çin’in bu uzlaşmaz, ırkçı ve baskıcı tutumu sebebiyle Uygur sorunu, artık yalnızca bölgesel bir mesele olmaktan çıkmış, doğrudan uluslararası bir soruna dönüşmüştür.
Kurduğu “Uygur Online” platformu ve öncülük ettiği Uygur demokrasi ve hukuk mücadelesi aracılığıyla hak ihlallerini dünyaya duyuran Tohti, “bölücülük” gibi asılsız gerekçelerle hedef alınsa da onun savunduğu ilkeler duvarların ötesine geçmiştir.
Aradan geçen 12 yıla ve ağır tecrit koşullarına rağmen İlham Tohti’nin adı, bugün Uygur halkının hak arayışını dünyaya duyuran abidevi bir sembole dönüşmüş durumdadır. Zindanda tutulmasına rağmen kazanılan Sakharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü, Martin Ennals Ödülü ve Václav Havel İnsan Hakları Ödülü gibi uluslararası nişanlar, mücadelesinin haklılığını tüm dünyaya kanıtlamıştır. İnsan onuruna dayalı barışçıl mücadeleyi temsil eden Uygur Demokrasi ve Hukuk Hareketi Lideri İlham Tohti’nin ve Doğu Türkistan’daki diğer tüm siyasi tutukluların özgürlüğüne kavuşması, uluslararası toplumun ve vicdan sahibi her insanın erteleyemeyeceği ortak bir sorumluluktur.
Kaynakça
1.Millward, James A. (2007). Eurasian Crossroads: A History of Xinjiang. New York: Columbia University Press. 2.Bovingdon, Gardner (2010). The Uyghurs: Strangers in Their Own Land. New York: Columbia University Press. 3.Brophy, David (2016). Uyghur Nation: Reform and Revolution on the Russia-China Frontier. Cambridge, MA: Harvard University Press. Rudelson, 4.Justin Jon (1997). Oasis Identities: Uyghur Nationalism Along China’s Silk Road. New York: Columbia University Press.





İlk şərhi yaza bilərsiniz